Ağustos 19, 2010

yaz bitmeden

yapmayı planladığım çok şey vardı bu yaz için. bazıları küçük bazıları büyük planlar.

italya'ya gidecektim mesela. yaklaşık bir buçuk aylık bir dil okulu. dil okulu bahanesiyle italya'yı fethetmeyi planlıyordum. ama olmadı. staj durumumun karışıklığı, ders tarihlerinin bir türlü uymaması falan filan derken bu planlarımın üzerine fosforlu kırmızı bir kalemle kocaman bir çarpı çiziktirdim.

fotoğrafçılık kursuna başlayayım, değişiklik olur, hem severim ben fotoğraf çekmeyi dedim. sonra fark ettim ki ben fotoğraf çekmekten çok fotoğraf çektirmeyi seviyorum. bir de reninle irem ekimi bekle, beraber gidelim diye bir fikir atınca ortaya çok mantıklı geldi, ekime erteledim.

bizim çocuklarla tatile gideyim, işten perşembe cuma izin alırım haftasonuyla birleşince 4-5 günlük tatil olur, çok hoş olur dedim. ama benim pek sevgili arkadaşlarım bir türlü o narin popolarını oturdukları koltuklardan kaldıramadılar.bütün yazı bu sıcakta istanbulda geçirdim, ve hala geçirmekteyim.

okumak için bir sürü kitap, izlemek için bir sürü film aldım. cevahir ve etiler d&r çalışanlarından bir çoğu tanıyor artık beni.hatta d&r kartımda biriken puanlarımla 2 tane film bile aldım, düşünün ne çok puan biriktirmişim yani ne çok alışveriş yapmışım. aldığım kitapların daha yarısını bile okumadım, filmlerin ancak üçte birini falan izlemişimdir. filmi açıyorum 15 dakika sonra uyumuş oluyorum, kitabın 10. sayfasından sonrasını hatırlamıyorum ya da.

odamda değişiklik yapayım dedim. sıkıldım artık bu halinden dedim, bu odaya siyah kadife bir koltuk ve kırmızı bir sehpa çok yakışır bir de okuma lambası süpper olur dedim. ama bir türlü kendimi ikea'ya gitme konusunda ikna edemedim.

ama başardığım bir şey var, 8 aylık bilgisayar yokluğuma kendime mini minnacık bir elma alarak son verdim. bir önceki bilgisayarımı düşürerek kırmış olmam arkasından serviste geçen aylar süren bir süreç ve "merve hanım bilgisayarınızın arka bilmemnesi kırılmış, ve ekrana giden kablolar kopmuş, ve sonuçta bütün dirençleri yanmış. küçük de olsa yapılma ihtimali var, yaklaşık 1500 amerikan dolarına mal olur, kdv hariç" diye gelen bir telefon sonrasında "yapmayın istemiyorum, yeni bilgisayar falan da almıyorum" diye fıttıran ben. allahtan sevilcik'in bilgisayarı vardı ve biz günü zıt zamanlarda yaşıyorduk da bugüne kadar sorunsuz idare ettik. sonunda artık yeter dedim gidip kendime bembeyaz bir mac aldım, nasıl tatlı nasıl şirin bir şey. nasıl da çalışkan. o şimdi sadece bir bilgisayar değil aynı zamanda benim küçük sevgilim. istediğim her şeyi sorunsuz yerine getiriyor. ben de ona çok kibar davranıyorum. şarjını temizliğini eksik etmiyorum. aramızdaki ilişkinin uzun süreli olacağına yürekten inanıyorum.

kimisini iptal ettiğim kimisini ertelediğim planlarımla acı tatlı bir yazın daha sonuna geliyoruz. yaz sonunu, ilköğretim kitaplarındaki yaz ayları haziran temmuz ağustos aylarıdır şeklindeki beyanatlara dayanarak söylüyorum. yoksa yazın sonunun gelmediğini ve hatta ben tatile eylülde başlayacakken bitmesinin mümkün olmadığını biliyorum. ve yaz bitmeden daha yapacağım çok plan olduğunu da...